KRAL ÖLDÜ… YAŞASIN YENİSİ…
Merhaba Dostlar;
Bir siyasetçimiz konuşuyor televizyonda… “Çocuklarınızı askere göndermeyin” diye yırtınıyor. Tehdit de ediyor üstelik: “Ölmelerini istemiyorsanız eğer…” Yazıklar olsun sana ve temsil ettiğin zihniyete. Sen ve senin gibiler, adına “SEÇİLMİŞLER” de denilse tek kelime ile yazıklar olsun. İstiklal Marşı senin için bir anlam ifade etmiyor zaten, o nedenle okumamanı anlarım. Şehitlerimiz için saygı duruşunda da bulunmadın, senin için onlar da bir anlam ifade etmiyorlar-sa da… Ama… Kendi yandaşların dağdan inip de askerimi, öğretmenimi, sana ve yöre halkına hizmet getirmeye çalışan işçimi şehit eden teröristlerin için saygı duruşunda bulunuyorsan BEN SENİ DE SENİN ZİNİYETİNİ DE, TEMSİL ETTİĞİNİ SÖYLEDİĞİN DİĞER DEĞERLERİNİ DE TANIMIYORUM, TANIMAM DA MÜMKÜN DEĞİL… LANETLİYORUM.
Benim VATANSEVERLİK,
Benim ULUSALCILIK,
Benim MİLLİYETÇİLİK,
Benim ATATÜRK’ÇÜLÜK anlayışım seninkinden farklı.
Sen İMRALI’daki BEBEK KATİLİNE “LİDERİM” dediğin sürece senden de beyhude yere farklı bir şey beklemek de boşuna…
KINIYORUM VE LANETLİYORUM SENİ, İHANETİNİ VE ZİHNİYETİNİ…
Bu halk; çocuklarını, kardeşlerini, yavuklularını senin LANET OLASI tehditlerin ile askere göndermeyecek mi zannediyorsun? Yine o KINALI KUZULARI göreceksin ihanetin karşısında otogarlarda. Her zaman, her yerde… Biz de bazı yörelerimizde askere gitmeyene kız vermezler aslanım. Hatta biz de bazı yerlerde askerliğini yapmamış gençlerimize çocuk muamelesi yaparlar. Herkes senin gibi askere gitmemek için “ÇÜRÜK RAPORU” alma peşinde değildir, olmaz da. Senin askerde olmanı, benim ile birlikte askerlik yapmanı inan o kadar çok isterdim ki… Sana VATAN SEVGİSİ’nin, sana İNSAN SEVGİSİ’nin ne olduğunu anlatmayı ne çok isterdim bir bilsen…
Gerçekten askere gidemeyecek durumda olup da yapılan muayene sırasında askere gidebilmek için kendisine sağlam raporu verilmesi için gözyaşları içerisinde yalvaranlara bile tanığım. O lanet olası tehditlerini gün gelir birileri sana hatırlatırlar nasılsa. Ama umarım ben olmam o.
Hadi sen bunları söylüyorsun da… Asıl sen bunları AÇILIM adına söylüyorsun sıkıştığın zaman. Eee… Habur’daki karşılama törenine ses çıkarmayanlar, yalnızca “OLMAMALIYDI” gibi eften püften kınamalarla geçiştirenlere de söylenecek pek çok şey var ama YAZIKLAR OLSUN demekten başka bir şey demeyeceğim. KRAL ÖLDÜ, YAŞASIN YENİ KRAL hesabı ihanet odağı parti kapatıldı ama değişen ne var söyler misiniz? Yeni terörist temsilcisi partimiz bebek katilinin resimleri ile terör örgütü paçavraları ile açıldı. Hayırlı olsun VATANIMA, MİLLETİME…
Dünyanın ünlü teröristi CARLOS bile Fransa’da yattığı cezaevinde ayda bir kez yalnızca birinci derece yakınlarından birini görebiliyor. Bizimkinin ne özelliği var da istediği zaman istediği kişiler ile istediği kadar görüşebiliyor. Maşallah İMRALI tatil köyü terörist elebaşı bebek katili bir cani “sayfiyede”, el üstünde tutuluyor. İçeriden terör örgütünü yönetmesine izin veriliyor. İyi de bu izini kim veriyor sorusunu sormak en tabii hakkımız değil mi? Kaldı ki tatil köyünden verdiği talimatlarla şehirlerimiz, yakılıp yıkılıyor. Benim, senin çoğalması için çaba sarf ettiğimiz milli servetimiz yok ediliyor. Ne acıdır ki normal vatandaşına ŞAHİN kesilen siyasetçilerimiz, terör örgütü elebaşı cani söz konusu olunca sessizliğe bürünüyorlar. En ağır olanı da ne biliyor musunuz değerli okuyucular. Kendilerini en üst perdeden, vatandaşına “HAZMETTİRMEYE” çalışanlar o kadar kolaylıkla terörist elebaşı bebek katilini “HAZMETMİŞLER”ki… Hatta yeni yol haritasını bile bekleyecek kadar hazmetmişler. Kendilerini bana hazmettirmeye çalışanlar ne de güzel seni hazmetmişler ey yeni terör partisinin yeni başkanı.
Değerli Okuyucular;
İşçi sokakta…
İşsiz sokakta…
Memur sokakta…
Doktor sokakta…
Eczacı sokakta…
Atama bekleyen öğretmen sokakta…
Anasını alıp gelmiş çiftçi sokakta…
En sonunda emeklilik isteyen uzman erbaşlar sokakta…
Bu insanlar niye sokaklarda diye soran var mı? Yok… Ama her RAM olmayana verilen tek bir cevap oluşturuldu bu günlerde: “İDEOLOJİK”. Bu kadar basit. Demokratik kurallar ölçüsünde hak aramanın cevabı olarak verilen en basit suçlayıcı kelime... İDEOLOJİK.
TBMM’nin 2010 bütçe görüşmeleri sırasında dinlediğim bir konuşma bence bu güne kadar söylenen ve de bundan sonra söylenebilecekleri çok güzel ortaya koydu. Yalova Milletvekili Sayın Muharrem İNCE… Sizi yürekten kutluyorum. Yalova da yaşayan biri olarak sizin Yalova Milletvekili olmanızdan gurur duyuyorum. Ülke sorunlarını ve bu sorunların sorumlularını bu kadar açıklıkla dile getirdiğiniz için sizi yürekten kutluyorum. Katılan olsa da olmasa da…
Efendim saygılar…
|